İçeriğe geç

İlk deneyimlerTürkçe

Çatıdaki Bulut ve Naz'ın Bisikleti

Naz, bisikletini yan tekerlekler olmadan sürmek istiyordu. Hem de bugün, akşam fenerler yanmadan önce.

Naz'ın evi, yüksek bir apartmandaydı. Çatıda bir bahçe vardı. Domates fideleri, tahta bir bank ve ağaçlara asılmış sarı fenerler vardı. Bir de küçük gri bir bulut vardı. Bu bulut yalnızca bu çatının üstünde dolaşırdı. Kimse şaşırmazdı. Herkes ona "bizim bulut" derdi.

Dün yan tekerleklerden biri kırılmıştı. Babası ikisini de çıkarmıştı. Şimdi bisiklet tek başına duruyordu, ince ve hafif.

Naz bindi. Pedallara bastı. Bisiklet sağa yattı, sonra sola yattı, sonra Naz çimenlerin üstüne oturdu.

— Olmadı, dedi.

Bulut yanına geldi. Pıt, pıt, pıt. Domateslerin yapraklarını suluyordu. Onun işi buydu.

Naz ayağa kalktı ve bir kez daha denedi. Bu sefer çok hızlı bastı. Bisiklet yine yattı.

Sonra başka türlü denedi. Ayaklarını yere yakın tuttu, yavaş yavaş gitti. Ama gözleri tekerlekteydi. Bisiklet yine sallandı.

Naz durdu. Bulut tam tepesine gelmişti. Pıt! Bir damla burnuna düştü.

— Bulut! Bana yağma!

Bulut azıcık kıpırdadı, domateslere döndü. Naz güldü. Gülerken başını kaldırdı. Bahçenin ucunda son fener duruyordu, sarı ve yuvarlak.

Naz bir şey fark etti. Tekerleğe bakınca bisiklet sallanıyordu. Ya fenere bakarsa?

Bindi. Fenere baktı. Bastı.

— İleri bak, Naz, dedi kendi kendine. İleri bak.

Bisiklet dümdüz gitti. Önce yavaş, sonra biraz daha hızlı. Yaprakların yanından geçti, bankın yanından geçti. Naz fenerin altında durdu ve zili çaldı. Çıng!

Arkasında bulut usulca süzülüyordu. Pıt, pıt, pıt. Fenerin ışığı ıslak yapraklara düştü, domatesler parıl parıl parladı. Bisikletin tekerleği Naz'ın ayağının altında yavaşça tık tık döndü, sonra durdu.