İçeriğe geç

Beden ve duyularTürkçe

Ela'nın Ağaç Evi Battaniyesi

Ela, ağaç evinde yumuşacık battaniyesine sarınıp uyumak istiyordu.

Ağaç evi, eğri ağacın en geniş dalındaydı. Akşam olmuştu. Aşağıdaki gölet her gece başka bir desenle donardı. Dün gece çizgi çizgi donmuştu. Bugün ne olacaktı?

Battaniye sandığın içindeydi. Ela sandığın kapağını tuttu ve çekti.

"Hıh!"

Kapak açılmadı.

Ela bir daha çekti. Yüzü kızardı. Kapak yine yerinden oynamadı.

Pencerede bir sincap belirdi. Ağzında bir fındık vardı. Fındığı saklayacak bir yer arıyordu. Sandığın üstüne çıktı, çıt çıt çıt, kapağı kokladı.

"Yardım etmeyeceksin, değil mi?" dedi Ela.

Sincap kuyruğunu salladı ve fındığı sandığın üstüne koydu.

Ela bu sefer farklı denedi. Tahta kaşığı kapağın aralığına soktu ve yukarı bastırdı. Kaşık eğildi. Kapak yine açılmadı.

Ela oturdu. Sandığa dikkatle baktı. Aralıkta küçük, tüylü bir şey vardı. Pamuk gibi beyaz bir uç.

"Battaniyemin ucu!" dedi Ela. "Kapağın arasına sıkışmış."

Önce kapağı aşağı doğru bastırdı. Sonra parmağıyla battaniyenin ucunu içeri itti. Sonra kapağı kaldırdı.

Pat!

Kapak bir anda açıldı. Fındık yuvarlandı ve sandığın içine düştü. Sincap da arkasından atladı!

"Hey!" dedi Ela, güldü.

Sincap hemen çıktı, fındığı ağzında. Kuyruğu battaniye tüyleriyle doluydu. Pencereden fırladı ve karanlık dalların arasında kayboldu.

Ela battaniyesini çıkardı. Bir bulut kadar yumuşaktı. Üstüne sarındı, yumuşacık, yumuşacık, ve pencerenin yanına uzandı.

Aşağıda gölet usulca çatırdadı. Buzun üstünde büyük bir yıldız çiziliyordu. Ela'nın ayakları ısındı, gözleri yavaşça kapandı.