İçeriğe geç

Hayvanlar ve doğaTürkçe

Bulut ve Suyun Yıldızı

"Bu gece o yıldızı yakalayacağım," dedi küçük balina Bulut.

Gökyüzü kapkaraydı, deniz de öyle. Suyun içinde minicik bir yıldız parlıyordu. Bulut onu annesine götürmek istiyordu. Annesi uyuyordu ve geceleri biraz karanlıktan korkardı. Yıldız ona küçük bir lamba olurdu.

Bulut yüzdü. Yıldız kıpırdadı ve kaydı.

"Dur bakalım, yıldız!" dedi Bulut.

Daha hızlı yüzdü. Şlap! Yıldız on parçaya ayrıldı. Parçalar sallandı, dans etti, hiçbiri Bulut'a gelmedi.

Bulut ağzını açıp suyu kocaman bir yudumla aldı. Ama yıldız ağzına girmedi. Sadece tuzlu su girdi. Bulut öksürdü, sonra başının üstünden fışşş! diye bir su fıskiyesi fırladı.

"Ay!" dedi küçük bir ses.

Yakında bir tahta parçası yüzüyordu. Üstünde bir martı oturuyordu. Başından aşağı sular akıyordu.

"Ben burada uyumaya çalışıyorum," dedi martı. "Sen sallanınca ben de sallanıyorum."

"Özür dilerim," dedi Bulut. "Yıldızı yakalamaya çalışıyordum. Ama hep kaçıyor."

Martı gözünü kapadı. "Ben bilmem. Ben uykudayım."

Bulut düşündü. Hızlı yüzmüştü, olmamıştı. Yudum almıştı, olmamıştı. Sonra bir şey fark etti. Martı sallanmayı bırakınca tahta durmuştu. Tahta durunca su da durmuştu.

Peki ya yıldız?

Bulut kıpırdamadı. Hiç kıpırdamadı. Dalgalar küçüldü, küçüldü, sonunda kayboldu. Suyun içindeki parçalar birbirine yaklaştı. Yavaş yavaş birleşti. Yıldız geri geldi ve Bulut'un burnunun ucunda durdu.

Bulut gülümsedi. Yıldız ona yakalanmamıştı ama yanındaydı. Etrafında daha birçok yıldız vardı, hepsi suyun üstünde yatıyordu.

Bulut yavaşça annesinin yanına süzüldü. Annesinin sırtı suyun içinde parlıyordu. Uzaktan, tahtanın üstünden küçük bir horultu geldi.

Bulut gözlerini kapadı. Yıldızlar sırtında sessizce titredi.