İçeriğe geç

Hayal gücü ve merakTürkçe

Bahçedeki Mavi Kapı

"Bu kapının arkasında ne var?" dedi Ada.

Ada yeni evine daha dün taşınmıştı. Bahçenin duvarında küçük, mavi bir kapı vardı. Ada o kapının ardına bakmak istiyordu, hem de hemen.

Annesi pencereden seslendi: "Çorba pişince çağıracağım. Sesimi duyunca eve geleceksin, söz mü?"

"Söz!" dedi Ada.

Kapının yanında, domates sırasının başında bir korkuluk duruyordu. Başında çaydanlıktan bir şapka vardı. Ada ona sordu: "Sen biliyor musun, arkada ne var?"

"Ben domatesleri bekliyorum," dedi korkuluk. "Kapıya bakmak benim işim değil."

Ada kapıyı itti. Açılmadı. Tak tak tak, vurdu. Yine açılmadı. Ayağındaki çoraplar bile ona yardım etmedi. Biri sarıydı, biri benekliydi. Çoraplar geceleri hep eş değiştirirdi, bunu herkes bilirdi. Ama kapıyı açmaları gerekmiyordu.

Ada bir daha itti, bir daha. Sonra durdu ve yere baktı. Toprakta yarım daire gibi eğri bir çizik vardı. Çizik kapının önünden başlıyor, Ada'nın ayaklarına doğru geliyordu.

"Aa!" dedi Ada. "Bu kapı bana doğru açılıyor. Ben hep ters yöne itmişim!"

Küçük halkayı tuttu ve çekti. Gıııcırt! Kapı açıldı.

Arkada başka bir bahçe vardı. Orada da domatesler sıra sıra duruyordu. Başında şeker kasesi olan bir korkuluk da vardı. Rüzgâr esti, şeker kasesi şıngırdadı. Çaydanlık da ona cevap verir gibi ince bir sesle ıslık çaldı.

Ada gülmeye başladı. Tam bir adım atacaktı ki pencereden ses geldi: "Adaaa! Çorba hazır!"

Ada durdu. Sözü vardı.

"Yarın yine geleceğim," dedi şeker kaseli korkuluğa. Kapıyı ardında araladı, tam bir parmak kadar.

Eve koşarken çaydanlık ıslık çalıyordu. Şeker kasesi de karşı bahçeden şıngır, şıngır diye cevap veriyordu.