İçeriğe geç

Toplumda mesleklerTürkçe

İtfaiyeci Efe'nin Sıcak Çayı

İtfaiyeci Efe bugün çayını sıcak sıcak içmek istiyordu.

Sabah istasyonda çaydanlığa su doldurdu. Çaydanlık ıslık çaldı: "Tırıl tırıl tiri." Çaydanlık herkese başka bir şarkı çalardı, Efe'ye hep bunu. Kimse buna şaşırmazdı.

Tam çay demlenirken zil çaldı. Tırrrın!

– Ağaçta bir kedi var! dedi telsiz.

Efe kırmızı itfaiye arabasına atladı. Merdiveni uzattı, kediyi indirdi. Kedi miyavladı ve koşup gitti. Sadece kuşu seyretmek istemişti.

Efe istasyona döndü. Çay soğumuştu.

Çaydanlığı yeniden doldurdu. "Tırıl tırıl tiri." Zil yine çaldı. Bu sefer bir balon çatıya takılmıştı, kocaman bir elma gibi kırmızıydı. Efe balonu indirdi. Çay yine soğudu.

Yoğun bir gündü. Zil çalıyor, Efe koşuyordu. Üçüncü sefer fincanı arabaya götürdü. Araba sallandı, çay boynuna döküldü.

– Olmadı, dedi Efe. Başka bir yol bulmalıyım.

Rafa baktı. Orada eski, mavi bir termos duruyordu. Efe gülümsedi. Çayı termosa doldurdu ve kapağını sıkıca kapattı.

Zil çaldı. Tırrrın!

Bu sefer çiçekli tepede bir keçi sıkışmıştı. Yağmur yeni geçmişti, tepe sarı ve mor çiçek doluydu. Keçi dikenli bir çalıya dolanmıştı. Efe termosu cebine koydu ve dikenleri yavaşça çözdü.

– Gel bakalım Fındık, dedi.

Keçi kurtulur kurtulmaz en sarı çiçeği kopardı. Gıcır gıcır yedi. Zaten çiçek yemek için gelmişti, başka bir şey için değil.

Efe çimene oturdu. Termosun kapağını açtı. Buhar yukarı çıktı ve çok hafif bir ses duyuldu: "Tırıl tırıl tiri."

Efe fincanı iki eliyle tuttu. Çay sıcacıktı, tam bir yaz sabahı gibi. Zil susmuştu. Yanında Fındık çiçek çiğniyordu, gıcır gıcır.