İçeriğe geç

Cesaret ve korkularTürkçe

Dolabımdan gelen hışırtı — bir uyku masalı

Dolabın alt rafında kâğıt bir poşet yürüyordu.

Nil yatağında doğruldu. Uyumak istiyordu, ama dolaptan hış, hış, hış diye bir ses geliyordu.

– Kim var orada? dedi.

Ses durdu. Nil dolabın kapağını açtı. Poşet kıpırdamadan duruyordu. Nil yatağına döndü, battaniyeyi çekti. Hış, hış, hış.

Nil bu kez kalkıp poşeti kaldırdı. Poşet zıpladı, tok diye yere düştü, yine sustu. Nil onu tutmaya çalıştıkça ses hiç çıkmıyordu.

“Başka türlü deneyeyim,” diye düşündü.

Yere, dolabın önüne oturdu. Hiç kıpırdamadı. Saymaya başladı: bir, iki, üç. Dört demeden poşetin kenarı titredi. Yerde de küçük, kuru yapraklar vardı. Pencereden dolaba kadar uzanıyorlardı.

Poşetin deliğinden minik, ıslak bir burun çıktı. Sonra dikenli bir baş.

– Aa, bir kirpi! dedi Nil fısıldayarak.

– Rahatsız ettim, biliyorum, dedi kirpi. Kış geliyor. Yatacak kuru bir yer arıyordum. Burası çok güzel ama bu poşet ben dönünce hışırdıyor. Uyuyamıyorum.

– Ben de uyuyamıyorum, dedi Nil.

İkisi de bir süre düşündü. Sonra Nil dolabın en üst rafına uzandı ve kalın yün atkısını indirdi. Onu poşetin yanına, köşeye koydu.

– İstersen buna bak, dedi. Hiç hışırdamıyor.

Nil geri çekildi. Kirpi atkıyı koklayarak yaklaştı. Üç kere etrafında döndü. Hiç ses çıkmadı. Sonra atkının içine girip yuvarlandı, bir yumak oldu.

Nil parmak uçlarında yatağına gitti. Dolaptan artık hış hış gelmiyordu. Sadece ince, uzun bir horultu geliyordu: fıs… fıs… fıs.

Nil gözlerini kapattı ve o sesi dinledi.