İçeriğe geç

Aile ve evTürkçe

Bayramda el öpüp şeker toplamak — bir uyku masalı

Ela Bayram Dede'nin Çiçekli Tepe'deki evine gidip herkesin elini öpmek ve torbasını şekerle doldurmak istiyordu.

Sabah ılık bir yağmur yağmıştı. Tepe çiçek doluydu. Bayram günü olduğu için Ela'nın yeni elbisesi vardı, elinde de küçük bez torbası.

Ama rüzgâr o sabah oyun oynamak istiyordu. Vııv! Torbayı Ela'nın elinden aldı ve yuvarladı.

"Dur!" dedi Ela. Koştu, torbayı yakaladı. Bu sefer ipini beline bağladı. Düğüm gevşedi, rüzgâr torbayı yine uçurdu.

Ela soluk soluğa kaldı. Torba çiçeklerin arasından yuvarlandı ve Nuray Teyze'nin ayaklarının dibinde durdu.

Nuray Teyze tepenin ortasında oturuyordu. Her sabah oradaki çiçeklere bakardı. Orada her çiçek kendi saatinde açardı. Sabah çiçeği açmıştı, öğle çiçeği henüz kapalıydı.

"Öğle çiçeğini bekliyorum," dedi Nuray Teyze. "Bayramın mübarek olsun, Ela."

"Elinizi öpebilir miyim?" dedi Ela.

Nuray Teyze elini uzattı. Ela öptü, alnına koydu. Nuray Teyze cebinden bir şeker çıkardı. Ela şekeri torbaya attı. Torba kıpırdamadı! Rüzgâr çekti, çekti, ama torba yerinde kaldı.

Ela gülümsedi. "Ağırlaşınca uçmuyor."

Ela yerden küçük, yuvarlak bir taş aldı. Torbaya koydu. Sonra torbayı sıkıca bağladı ve yürüdü. Torba bu sefer sallandı ama uçmadı.

Kapıda Bayram Dede bekliyordu. "Elinizi öpebilir miyim?" dedi Ela. Dede'den bir şeker geldi. Sonra Hasan Amca çıktı, ondan da bir şeker geldi. Sonra Ayşe Nine geldi. Çıngır, çıngır, torba doldu.

Tam o sırada tepede öğle çiçeği açıldı. Pat! diye küçük bir ses geldi.

Nuray Teyze el salladı. Ela da el salladı.

Rüzgâr torbaya son bir kez asıldı. Torba ağır ağır sallandı, şekerler çıngırdadı. Ela torbayı kucağına aldı ve sıcak taşın üstünde oturup ilk şekerini açtı.